nasıl da özlendin sonbahar...
tadını çıkar şimdi özlenmenin...
azıcık nazlan hatta...
artık senin mevsimin...
eylül...
güzel gülümsemeler var dimi kapında...?
hala genciz ya...
sen seversin süprizleri...
canım eylül unutmadın dimi bizi..
omuzlarım hazır yağmuruna rüzgarına
renkli hırkalarım...fularlarım...
duydum
gelmişsin...
gördüm...
esmişsin...
hoşgeldin eylül...
sana sarıyı yakıştırsalar da tüm renklerini seviyorum senin...
eylül
hadi beni güldür...
2 Eylül 2010 Perşembe
22 Ağustos 2010 Pazar
Cevapları meçhul suallerin Renkleri
Yürek kimi sever, kime en çok seni der?
Yürek kaç yürekle diner? Yürek kaç kere yanarsa söner? Onca yanmadan sonra neden bir daha yanmak ister? Kaç kere sönerse durulur? Yürek kaç kere yeniden sever? Peki, gerçekten bir kez daha çok sever mi? Kaç hoşçakaldan sonra gelir merhaba? Kaç kez gitse de kalır, kalsa da gider? Ya kaç kez ardına bakmadan gider? kaç yağmurdan sonra büyür gözbebeği? Kaç yaştan sonra yeniden yağmura susar? Kaç sağanakta uzanır buluta kapatıp gözlerini?
Kaç düşte küser küsse de geri döner düşe? Kaç kaybetmekten sonra vazgeçer düşten kaç düşüşte sarılır kendine…
Ey yaslanmaktan çukur olmuş omzum daha kaç yalnızlıktan sonra dolar aşk çukurun?
gözyaşlarımızı bitti mi sandın?
kendine tahammülsüzlüğün hat safhalarında... düşünmenin dibine vurulması vurup da çıkılamaması..yalnız bir adada üç şeysiz kalma isteği...
son arzun diye sorsalar sahi siz ne derdiniz?
son arzun diye sorsalar sahi siz ne derdiniz?
Etiketler:
insan işte,
kendine tahammül,
son arzu
13 Ağustos 2010 Cuma
sıcak
şu arka planı değiştiresim var ama çok sıcak.. üşeniyorum ya...
ve diyorum ki çok sevdim bu ezgiyi çook...
Nobahari-Mohsen_Namjoo
Yükleyen Ruzgarsiz. - Yüksek çözünürlüklü video keyfini yaşayın!
ve diyorum ki çok sevdim bu ezgiyi çook...
Nobahari-Mohsen_Namjoo
Yükleyen Ruzgarsiz. - Yüksek çözünürlüklü video keyfini yaşayın!
24 Temmuz 2010 Cumartesi
sonundaaa
İ-s-t-a-n-b-l-u-e-!!!
ordan da olympos..!
yihuuuuu... ben geliyorum demizler lacivertler gemiler adalar sahiller martılaar sırt çantaaaam denize nazır banklaaar...
23 Temmuz 2010 Cuma
yeniden??
mümkün müdür...
yeniden?
kabuk tutan yaralar zamanında kopartılmazsa kendi düşer,düşünce anlaşılmaz iyileştiği...
öyle bir geçer ki... sahibini şaşırtır...
sonra başkalarına yara olur farketmeden...
nasıl da değişir insan...
git gide kalabalıklaşan yalnızlıkta sonsuzluk...
sonsuzluğun dibi yok
kimle kaç kişiyle içersen iç aynı
içimden sevmek geliyor bin mevsim görmek istiyor yeniden incitmeden...
mümkün müdür?
yeniden?
kabuk tutan yaralar zamanında kopartılmazsa kendi düşer,düşünce anlaşılmaz iyileştiği...
öyle bir geçer ki... sahibini şaşırtır...
sonra başkalarına yara olur farketmeden...
nasıl da değişir insan...
git gide kalabalıklaşan yalnızlıkta sonsuzluk...
sonsuzluğun dibi yok
kimle kaç kişiyle içersen iç aynı
içimden sevmek geliyor bin mevsim görmek istiyor yeniden incitmeden...
mümkün müdür?
Etiketler:
hayat,
insan denen mahlukat,
yeniden sevmek
6 Temmuz 2010 Salı
boğazında bir kördüğüm
bunca şeylerden sonra sen bilir misin yeniden başlamayı
bilirsin elbet ben bilirim bildiğini
kime dokunsa yüreğin gücü yok
kanatları yok ki uçmaya
ellerinde ipler
uçlarında düğümler
düğümlerde bir kara
ellerin derin bir boşlukta
dolanır durur
biriktirdiklerinin neresindesin şimdi
biriktiremediklerin sırtında kambur
senin hikayen bu
başka bir şey bekleme...
vardır elbet onların sebepleri
senin susuşlarının bir anlamı vardır elbet
hikayen değişir mi ?
bak
zaten kimin kanatları var ki ?
umma başka birşey
güneşleri kimse söndürmedi sen göğe bak yeter..!
Etiketler:
düğüm,
göğe bakma durağı,
kanatsız,
yarım
18 Haziran 2010 Cuma
hayat / masal
hayattan kaçmak için mi uydurduk sence maasalları ne dersin sonra kandırdık "çocuklar masallar sizin için" deyip kendmize adadık..
??
bakma kendi kendimle konuşuyorum yine..
özledim yazmayı...
iyileşiyorum yavaş yavaş...
ruhum da bedenim de benim parçam sana diyorum hayat...
biriktirmiyorum artık biriktirmeyeceğim
nasılsa bir farkı yok
bir faydası yok...
içimdeki boşvermişlik git gide hızlanmakta...
unuttum unuttum diyorum hayat seninle inatlaşmıyorum artık... vazgeçmek değil...
içimden gemiler geçiyor eleni piyano çalıyor...
dünya sessizce dönüyor avuçlarımda...
gözlerimi kapatıyorum arada biliyorum ki belki sen o arada geçip gidiyorsun milyonlarca ışık yılı kadar uzak olduğunun farkındayım o yüzden hiç acele etmiyorum geçtiğin yollara attığın yıldızları görüyorum...toplamaya mecalim yok..!
kelimelerim artık yaşlandı...
açmayacağım o mezarlığı...
başka bir çocuk doğmalı bu günlerde olmalı ya doğmalı...
duvarlar artık beyaza boyanmalı...!
belki ben yeni doğmuş o cocuğa yeni masallar uydurmalıyım...
hayata dair gerçek masallar...
olamaz mı..
ya olmalı...!
not: ihmal ettiğim tüm blogcanlarım artık geliyorum:)
??
bakma kendi kendimle konuşuyorum yine..
özledim yazmayı...
iyileşiyorum yavaş yavaş...
ruhum da bedenim de benim parçam sana diyorum hayat...
biriktirmiyorum artık biriktirmeyeceğim
nasılsa bir farkı yok
bir faydası yok...
içimdeki boşvermişlik git gide hızlanmakta...
unuttum unuttum diyorum hayat seninle inatlaşmıyorum artık... vazgeçmek değil...
içimden gemiler geçiyor eleni piyano çalıyor...
dünya sessizce dönüyor avuçlarımda...
gözlerimi kapatıyorum arada biliyorum ki belki sen o arada geçip gidiyorsun milyonlarca ışık yılı kadar uzak olduğunun farkındayım o yüzden hiç acele etmiyorum geçtiğin yollara attığın yıldızları görüyorum...toplamaya mecalim yok..!
kelimelerim artık yaşlandı...
açmayacağım o mezarlığı...
başka bir çocuk doğmalı bu günlerde olmalı ya doğmalı...
duvarlar artık beyaza boyanmalı...!
belki ben yeni doğmuş o cocuğa yeni masallar uydurmalıyım...
hayata dair gerçek masallar...
olamaz mı..
ya olmalı...!
not: ihmal ettiğim tüm blogcanlarım artık geliyorum:)
Etiketler:
hayat,
hayat kırıkları,
masalsı
11 Haziran 2010 Cuma
bııırrr
efendim bir geldim nasıl geldim...
küçücük kollarıma iğneler giirdi...
serumdu ilaçtı derken ameliyata kadar gitti..:/
yarın ameliyat oluyorum burnucuğumdan...acil olmam gerekiyor imiş...
bana şans dua edin bişeylerr :)
neyse bu kadar acındırma yeterr..
cesurum ben cesurum hiç birşeyden korkmammm ki zaten ...
küçücük kollarıma iğneler giirdi...
serumdu ilaçtı derken ameliyata kadar gitti..:/
yarın ameliyat oluyorum burnucuğumdan...acil olmam gerekiyor imiş...
bana şans dua edin bişeylerr :)
neyse bu kadar acındırma yeterr..
cesurum ben cesurum hiç birşeyden korkmammm ki zaten ...
1 Haziran 2010 Salı
haziran...
ey haziran ki en şımarığıdır yazın...
en kiraz en kırmızı en tatlı akşamüstleridir yılın...
hoşgeldin...
şimdi yeni bir başlangıç daha yine bir sonun ardından...içim nasıl huzurlu... haziran nasıl da biliyorsun seni çok sevdiğimi...
gece izmire yolculuk var... uzun zamandıur bursadan bir adım öteye gitmemişim...çook iyi gelecek biliyorum... yolculuklarım hepinizi seviyorum...
ve evet biliyorum daha sık yazmalıyım...az daha sabret blog:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)