çiçek dürbünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çiçek dürbünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2010 Salı

Ne adamlar sevdim zaten yoktular…



Sylvia Plath birinden hiçbir şey beklemeyince asla düş kırıklığına uğramaz insan diyor…
Aynen öyle…
Günlerce yağmuru izleyerek yann tiersen dinleyebilirim… Düşünmeden sadece yapabilirim… Bulutları izleyebilirim saatlerce yolculuk yaparak… Ama bilsem ki sonunda… 

Özlemek böyle bir şey…
Her şeyin bitmesini bilmek…
 Olmayacakları görebilmek böyle bir şey…
Boş düşünce balonunun kafanın üstüne dönüp durması…
Düşlerini sevebilmek böyle bir şey
Olmasa da düşlemek…


Kör bir düşe çiçek dürbününden bakabilmek böyle bir şey…

kapatıyorum gözlerimi yoksun dünya…
kapatınca daha güzelsin dünya…
 yüreğimin kuşları baharın eteklerinde
ne zaman bahar geldi diye açsa kanatlarını kardan üşümekte 
göç etme zamanı geçti
hep  karıştırmakta...
ne yana dönse  yüzünü
yağmur oysa
kendinden arda kalanları silmekte

Zaten ben ne adamlar sevdim hiç yoktular…



9 Şubat 2010 Salı

iç açıcı olmayan şeyler

çook soğuk bir gün geçirdim
resmen dondum tüm gün...sinirlerim bozuk... ve yeniden hasta oldum...
soğuk senden cidden cidden nefret ediyorum...
yetiştirmem bitirmem gereken bir edebiyat dosyası var tarih yaklaştıkça üçbuçuk atıyorum...
zaman zaman zaman....
sonra...
bir sürü imza günü.. şiir dinletileri..
yeni kitaplar.... söyleşiler...
yeni oyunlar oluyor ben gidemiyorum havasını soluyamıyourm...
neden her şey istanbulda..
istanbula bu yüzden de özlem duyuyorum işte...
bir de köşe yazarı(!) çıkıp ballandıra ballandıra anlatıyoo şu oyuna gidin anlatmış yazmış döşemiş biz tanımıyoruz sanki yok kaçırırsanız çok yazık olur zat_ı muhtereme ünlü olma avantajıyla bir yer ayarlanmış onu da sölüyor ardından yer bulabilirseniz bir haftalık yerler dolmuş diyo... sayıyorum içimden....

oysa...
ben çiçek dürbünden bakmak istiyorum...
en sevdiğim kitabı alıp güneşe karşı dayamak istiyorum...
kokusunu almak denizin...

pek de unutkan oldum son zamanlarda pekişiyor sanki git gide... yazacağım şeyleri bile unutur oldum...

bir de insan hep gideni mi özlüyor? .. illa kişi anlamında değil her şeyde...