olmayan kare.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
olmayan kare.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Aralık 2009 Cuma

Guguklu saat




Bazen diyor; sanki ortaçağda yaşıyorum şu hafif sarı-bulanık eski fotoğraflardaki gibi ve uzun fırfırlı elbiseler filan… Hiç sevmez oysa(nedense başka bir ülke oldu) Bir masa, mürekkepli arkası tüylü kalemler… Masa da büyük ama kahverengi ve de. Yerler ahşap. Arkada siyah kalın ciltli kitaplarla kaplı kocaman bir kitaplık. Belki bir şömine( yok burjuva değil J )oda 2. Katta. Pencereden bahçe görünüyor. Bahçede simsiyah bir at.
Bazen diyor; sanki çok eski bir zamana aidim. Ne bu metropol ne kentin ışıkları… Ben değilim diyor.
Fotoğrafta sırıtan bir kare. Sanki orayı kesince daha da güzelleşecek fotoğraf. Gitmesi  gerekiyor sanki ordan.
Bir kahve fincanı var elinde. Diğer elince gaz lambası görülmeyeni arıyor yine ona ait olmayan bir zaman diliminde.
Bu karanlık, bu ucu görünmeyen ağaçlarla kaplı orman, bu gece, sis hiç gitmiyor gözlerinden.
Gerçek gibi karanlığa kayıyor aniden ayağı… Gerçek gibi tutamıyor ayın gölgesinden kaçan ellerini. Işığa çeviremiyor bir türlü yüzünü.
Bir guguklu saat çalıyor kimse duymuyor.

27 Ağustos 2009 Perşembe

eksik kare




Ben hayatında hep eksiğinim senin yanında duran eğrelti otu, çürümüş fesleğen kokusu biraz da ..

Hep yalnız budala .. Böyle de sevdin beni bilirim ama sen bilmedin nasıl yaralandım yanında öyle eksikken eskimiş fotoğraflara bakarken sen bilmedin benim nasıl nefessiz kaldığımı görmedin ama sevdin beni bilirim... Çok sevdin yalnızlığımı sevdin… Hırçınlığımı sevdin... Belki beni bunlarla en çok sen sevdin bilirim…

Oysa ben hep yarımdım…

… Ve sonra sen gittin... Beni gittiğin yerden de sevdin… beni ordan da gördün… ama ben daha da eksik kaldım… Şimdi seni tamamlayan o renkli cıvıl cıvıl resimlere geri dönüyorsun oysa biliyorsun ben hala eksik ve yalnızım. O fotoğrafta hiç olamayan… Belki fotoğrafı hep çekenim... Karelerde yer alamayan…

Yine de sevdin beni bilirim… Ben de seni…