22 Kasım 2010 Pazartesi

nefes/siz

çok sıkıldım başka bir bölüme geçsek, sayfaları atlasak olmaz  mı...
bu ara, bırak okumayı yaşamaya sıkılıyorum hayatımı.

bir tane hayatım varsa buna hakkım olmalı ya olmalı bence yani sayfaları değiştirebilmeliyim kimisini yırtıp atabilmeliyim..ya da yeni baştan yazabilmeliyim  bazı yerlere kıvırıp dönmeli bazısında ayracı unutmalıyım...
ama gerçekten ben mi yazıyorum bu kitabı belki yazdığımı sanıyorum.. yazılan yerleri oynuyorum...

ve bazen benzer sayfalar geliyor sanki önüme. ben bunu okumuştum bu paragrafı  burda şöyle olacak diyorum hatta aptallık yapıp hikayenin sonunun değişeceğini bekliyorum belki aynısı değildir diye... değişmiyor... değişmez... hayat o sevdiğin cümleleri çok nadir karşına çıkartıyor...
sonra
en alışamam dediğim şeylere alışıyorum gündüzleri gülüp geceleri ölmeye yatıyorum...

hiç bir arafım bu kadar cehennem kokmamıştı.
nefes denemeleri yapıyorum yorganın altında daha ne kadar nefesSİZ kalırsam yaşayabilirim sanki sürekli kendi rekorumu kırıyorum  her defasında daha uzun kalabiliyorum...
hala yaşıyorum...

sanki kocaman bir sirk alanı burası, birinin elinde bir poşet var gezdirip duruyor. bana kurradan hep boş çıkıyor.oluk oluk boşluğum... yuvarlanıp gidiyoruz birlikte... alt alta üst üste yanyana... farketmiyor...
insan her şeye alışıyor...

11 yorum:

hemera-nyks dedi ki...

nefesini sınıyan bitek ben değilmişim..

nyks

selçuk dedi ki...

toplamına hayat deniyor işte.

beenmaya dedi ki...

evet bir tane hayatın var sadece ve o senin hayatın. o yüzden belki de nefessiz kalınsa bile sırt dönmemeli...

mor kedi dedi ki...

-@nyks:tabiki bir tek sen değilsin nyks.

-@selçuk:evet belki başka bir tanımlama cümlesidir bu da hayatın uzun olsa da...

-@beenmaya: mayam haklısın ve bugün güneşli bir gün dönmemeliyim dönemem yok...

ben. dedi ki...

"-gündüzleri gülüp geceleri ölmeye yatıyorum..."
insanlar benzer duygular hisseder olaylar karşısında, bir şarkı binlerce kişinin içine işler yeri gelir. ama aynı cümleyi de mi yazar insanlar? günlerdir tek satırım var elimde.
-gündüzleri gülüp geceleri ölmeye yatıyorum... yazıyorum siliyorum bir bu cümle kalıyor geriye.
senden okuyorum yazının devamını öncesini...
gülümsüyorum.şaşırıyorum.seviniyorum.canım sıkılıyor.
bu an'ların ikimize de hafif yara vermesi temennisiyle...
dipnot:bazen yeniden başlamak gerekir ya; eskinin 'bol köpüklü kahve' blog yazarı artık bu hayatta yeniden başlamakta;)

Onur dedi ki...

Yazınızı okurken ilk kez geldiğim bloğunuzu da tanıma fırsatı bulmuş oldum.Kısaca;zevkle okunan,hoş,sade ve sıcak bir blog.Tıpkı, hayatın görmek istediğimiz yüzü gibi...

Güzel bir gün dileğimle.Sevgiler.

mor kedi dedi ki...

@ben: umutsuzluktan bahsedildiğinde mutlu olur mu ... ben oldum ama farklı işte nasıl desem gülümsedim... bu umutsuzluktan en güzel umut çıkar diye belki de...
insan yalnızlığında bile başka yalnızlıklarla birlikte,, sanki birbimize çarpıyoruz yalnızlıklarda ve hayatta...
dediğin gibi insan bıkmamalı yenden başlamaya...
ben de yeniden başlamıyorum
aynı cümleleri bitirip baştan başlamak.. sevindim senin adına da kendi adıma da:)

mor kedi dedi ki...

@onur:
ne güzel yorumlar bunlar çok teşekkür ederim...
her zaman okuduğunuza değer umarım...
hoşgeldiniz!

sevgiler benden...

gri kent sakini dedi ki...

Nefesini tut morkedi ve pencereye yürü birgece yarısı... camı aç ve karanlığa bak sadece bir süre sonra gözlerin yaşaracak belki, sonra bırak nefesini sana o sır dolu kesesinden hep boşluklar çıkaran hayata doğru... o hayat ki ipleri elinde emin ol, bir ip yüreğine saplı çektikçe yukarıdan canını acıtır, bir ip göğüne bağlı yüreğinin kimi zaman 7 renk gökkuşağı çıkarır... bir ip te gözkapaklarına bağlıdır emin ol bilemezsin sadece yaşarsın ip bırakılınca kapanır gözkapakların belki yeni bir düş başlar daha çok seveceğin belkide sonudur filmin... sadece biriktir, benim gibi... zihnindeki düşsel odalarda biriktir kıymet verdiklerini... hayatın yüreğinin ipini çektiği zamanlarda lazım olacak emin ol ve kimbilir belki de gözkapaklarımıza bağlı ipimiz bırakıldığında avunacağız ne kaldıysa...

mor kedi dedi ki...

gri kent sakini...
nasıl bir dosttan çıkmış cümleler olmuş bunlar nasıl güzel ve nasıl değerli bilemezsin kendimi çok şanslı hissettim teşekkür ederim...
her daim içim çok bunalınca okunacak öğüt gibi yazmışsın....
biriktiriyorum ben de inan.
gökkuşağı dolanıp duruyor bugünlerde gökte sanki benim içini göğe bakmayı ve gökteki tüm renkleri sevenler için, hepimiz için...
tüm duraklarda ve düşlerimizden arta kalan odalarda buluşmak dileğiyle...!

gri kent sakini dedi ki...

İçime düştü kelimeler, bende tutmadım, önünde durmadım...
rica ederim...