alışmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alışmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2010 Pazartesi

nefes/siz

çok sıkıldım başka bir bölüme geçsek, sayfaları atlasak olmaz  mı...
bu ara, bırak okumayı yaşamaya sıkılıyorum hayatımı.

bir tane hayatım varsa buna hakkım olmalı ya olmalı bence yani sayfaları değiştirebilmeliyim kimisini yırtıp atabilmeliyim..ya da yeni baştan yazabilmeliyim  bazı yerlere kıvırıp dönmeli bazısında ayracı unutmalıyım...
ama gerçekten ben mi yazıyorum bu kitabı belki yazdığımı sanıyorum.. yazılan yerleri oynuyorum...

ve bazen benzer sayfalar geliyor sanki önüme. ben bunu okumuştum bu paragrafı  burda şöyle olacak diyorum hatta aptallık yapıp hikayenin sonunun değişeceğini bekliyorum belki aynısı değildir diye... değişmiyor... değişmez... hayat o sevdiğin cümleleri çok nadir karşına çıkartıyor...
sonra
en alışamam dediğim şeylere alışıyorum gündüzleri gülüp geceleri ölmeye yatıyorum...

hiç bir arafım bu kadar cehennem kokmamıştı.
nefes denemeleri yapıyorum yorganın altında daha ne kadar nefesSİZ kalırsam yaşayabilirim sanki sürekli kendi rekorumu kırıyorum  her defasında daha uzun kalabiliyorum...
hala yaşıyorum...

sanki kocaman bir sirk alanı burası, birinin elinde bir poşet var gezdirip duruyor. bana kurradan hep boş çıkıyor.oluk oluk boşluğum... yuvarlanıp gidiyoruz birlikte... alt alta üst üste yanyana... farketmiyor...
insan her şeye alışıyor...

14 Haziran 2007 Perşembe

şehir ve kız


ölümler çıplak gelir....


bu şehre ilk ayak bastığında hep bu şarkıları dinledi...

Yurdun soğuk koridorlarının yüzlerce odasından birinde yorganı çekip ağlayan ve uyumaya çalışan bi kızla tanışmıştı eskişehir. Sevdi onu birilerini werdi birilerini aldı. Kız alışamadı, sewer gibi göründü ama hep kaçmak istedi geri dönmek istedi hep iyiler war sandı şehir bıyık altından gülerken o hep böyle gidicek sandı.Gitmedi...

Bundan beş sene önce sevdi kız, sewildi de ama yetmedi, şehir ona aradıklarını wermedi sonra baktı hep mutsuz yüzler gördü kız... gün geldi onlardan biri oldu... ilkleri yaşadı, doyasıya güldü karnı ağrıyıncaya kadar, doyasıya ağladı bağıra bağıra ama şehir hala soğuktu umursamıyordu kızı.Kız kızdı şehre sövdü, bağırdı terketti onu ama şehir kulak asmadı..kız yapamadı yine döndü. Sonra aralarında bişi oluşmaya başladı kızın ve şehrin...

Kız sonra şehrin söylediklerine değil fısıldadıklarına kulak astı..durdu bekledi.. bekledii... bu sırada gelenler alanlar verenler gidenler oldu kız hep bekledi farketmeden sabretmeyi de ğrendi bir çok şeyin yanında...Kız bir verdiyse şehir beş aldı..Aldıklarını umursamamaya başladı sonra kız verdiklerine baktı çünkü.. hiç te fena değildi...

Kız sonra onları besledi onlarla güldü onlarla ağladı ve büyüdü onlarla ve çok sewdi şehri arkasına dönüp baktı pek te kötü sayılmazdı...sarıldı kız sımsıkı şehrin verdiklerine.. ama şehir yine galip geldi sewdiklerini aldı elinden, kız yıllar önceki haline benzetti kendini sawunmasız yine tek başınaydı...

şehri hala sewiyor, onu da insanlar gibi " olduğu gibi " kabullenmeyi öğreniyor... ama gitmesini hiç istemiyor ... neden diye sormuyor... ama çok özlüyor...


sen de başını alıp gitme ne olur... kız bu günlerde şehre hep bunu söylüyor gitmesine izin vermesin diye...


ama o dinlemiyor...


P.S. semam seni çok sewiyorum...can dostum ... gitmeni çok istiyorum ..ama gitmee yine de