kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2015 Pazar

   
    Şubat 2015,  11 tane kitap okumuş, 4 tane film izlemişim.
4 defa vapura binmişim.  haftanın beş günü ofisin penceresinde martılara ekmek vermiş, bir kaç defa denizi izlemişim. En çok Olafur Arnalds dinlemiş, bıkmamışım.  Cemil Kavukçu'nun kelimeleri ile bu ay tanışmışım okurken birkaç defa gözlerim dolmuş. Çok iyi bir yazar mı bilmem ama beni çocukluğuma çokça ve anılara gidip gidip getirmiş. Soğuktan yine nefret etmiş, içimden milyon kez "bahar gelsin artık" diye geçirmişim.

      Ressam Cézanne'nin "Ağaçların kokusunu resmedebilmek gerek" sözünü bu ay öğrenmiş hak vermişim.

   Hayatımda hep olsun dediğim insandan vazgeçmiş, üzülmüşüm.  Belki o benden vazgeçti, bilemiyorum. İnsan ilişkileri zor, çok zor. 


 Şubatın son günüydü dün, menekşemi aldım karşıma, cidden konuştum, öptüm yapraklarını. "Ne olur küsme solma , çiçek aç" dedim. Dinler mi bilmiyorum. Umarım.


Yazının şarkıları:Ólafur Arnalds - Undan Hulu

In the Mood for Love - Angkor Wat Finale

22 Kasım 2010 Pazartesi

nefes/siz

çok sıkıldım başka bir bölüme geçsek, sayfaları atlasak olmaz  mı...
bu ara, bırak okumayı yaşamaya sıkılıyorum hayatımı.

bir tane hayatım varsa buna hakkım olmalı ya olmalı bence yani sayfaları değiştirebilmeliyim kimisini yırtıp atabilmeliyim..ya da yeni baştan yazabilmeliyim  bazı yerlere kıvırıp dönmeli bazısında ayracı unutmalıyım...
ama gerçekten ben mi yazıyorum bu kitabı belki yazdığımı sanıyorum.. yazılan yerleri oynuyorum...

ve bazen benzer sayfalar geliyor sanki önüme. ben bunu okumuştum bu paragrafı  burda şöyle olacak diyorum hatta aptallık yapıp hikayenin sonunun değişeceğini bekliyorum belki aynısı değildir diye... değişmiyor... değişmez... hayat o sevdiğin cümleleri çok nadir karşına çıkartıyor...
sonra
en alışamam dediğim şeylere alışıyorum gündüzleri gülüp geceleri ölmeye yatıyorum...

hiç bir arafım bu kadar cehennem kokmamıştı.
nefes denemeleri yapıyorum yorganın altında daha ne kadar nefesSİZ kalırsam yaşayabilirim sanki sürekli kendi rekorumu kırıyorum  her defasında daha uzun kalabiliyorum...
hala yaşıyorum...

sanki kocaman bir sirk alanı burası, birinin elinde bir poşet var gezdirip duruyor. bana kurradan hep boş çıkıyor.oluk oluk boşluğum... yuvarlanıp gidiyoruz birlikte... alt alta üst üste yanyana... farketmiyor...
insan her şeye alışıyor...

9 Mart 2009 Pazartesi


Sonunda gidebildim.. gidebildik TÜYAP'a....
Harikaydı...Kitaplara dokunarak gezdim..:) bi sürü kitap aldım tebi... Ama en kötüsü gitmemizden 1:30-2 saat sonra Ece Temelkuran'ın imza gününe gelmesiydi... Kızlar sıkıldı öff nası olduysa gitmek zounda kaldım..:(Kulağıma küpe oldu bir daha öyle gitmicem...

uçup gitti zaman.. yağmurda ıslandım sonra... çok yağmur yağdı.. oysa nasıl isterdim
orda saatlerce kalmayı.. server tanilli de gelecekti...
neyse başka bi fuarda artık....


fazla yazmak içimden bu günlerde... elimden içimden sadece okumak geliyor...

bu şehirdeki yalnızlığımla kalıyorum.. ezginin günlüğünün konserine gitmek istiyorum...su gibi içmek istiyorum notaları...duruluğu...

ağlamak ve de... bu aralar fazla bişi gelmiyor elimden bunlardan başka....